Nedim Atillanın 05.01.2008 tarihinde Akşam Gazetesinde yayınlanan yazısı

Her yıl dünyanın en iyi şaraplarını seçen Amerikan şarap dergisi The Wine Spectatorun ‘Dünyanın en iyi 100 şarabı sıralamasında bu yıl Fransanın ünlü Chateauneuf-du-Pape bağlarının 2005te yenilenerek üretimine başlanan kırmızı şarap mahsullerinden ‘Clos des Papes birinci olmuştu. Petrus, Burgundy ve Californianın ünlü markası Screaming Eagleı geride bırakan ve fiyatı sadece 30 sterlin (72 YTL) olan bu pek fazla tanınmamış şarabın seçimi öncesi tam 15 bin farklı şarap test edilmişti. Uzmanların yaptığı sıralamada rakiplerini geride bırakan Clos des Papes, tadındaki keskinlik ve fiyatına göre kalitesinin yüksek olması sayesinde birinciliği kazanmıştı.

Ataları, 1600lü yıllardan beri şarap üreticisi olan Paul-Vincent Avril, ödülden sonra fiyatı 5 katına çıkan bu şarabın 35 ülkeye gönderildiğini, bazılarının ise eBayde 160 sterlinden satıldığını açıklıyordu. 100 şaraplık listedeki 24 şarap Fransız markalarına aitti ve ne yazık ki Türkiyeden şarap yoktu…

Dereceye giren diğer şarapları değerlendirelim şimdi de… İkinci sırada Ridgenin Santa Cruz dağlarında ürettiği Chardonnay geliyor. 2005te üretilen ve sadece 35 dolara satılan bu şaraptan sıralamadan sonra bulmak artık pek kolay değil. Kaliforniyadaki üreticiler sadece 2000 kasa ürettiklerini açıklamışlar. Ridge 1962den beri Amerikada en iyi İtalyan şaraplarını üretiyor. Şarabın güzelliğini üzüm bağlarının deniz seviyesinden 500 metre kadar yüksekte oluşu belirliyor. Ve sadece 12 dönümlük bir bağ burası… Bizde şarap üretmek için yüzlerce dönüm bağ alanlara bu bilgi özel olarak duyurulur...

3. Sırada ise Fransadaki bir aile işletmesinin şarabı yer alıyordu: Le Vieux Donjon; Châteauneuf-du-Pape 2005… Sadece 4250 kasa üretilmiş ve fiyatı 49 dolar. Geleneklerini sürdürerek sadece bir kav kırmızı Châteauneuf-du-Pape üretmişler. 2005te yüzde 75 oranında ortalama 90 yıllık asmalardan Grenache, yüzde 15 oranında Syrah ve yüzde 10 oranında da Mourvèdre ve Cinsault içeriyor bu şarap ve en az iki yıllık fıçıların içinde dinlendiriliyor.

4. Sırada bir İtalyan yer alıyor. Toscananın bizim de keyifle içtiğimiz Antinorisi. İstanbul ve İzmirdeki şarap butiklerinde 200 YTLye satılan, dünya fiyatı ise 79 dolar olan bu şarap tam bir harman… 27 bin kasa üretildiği için bol bulunuyor. Sangiovese, Cabernet Sauvignon ve Cabernet Franc harmanı ve orijinal Toscana şarabı. Tok, konsantre ve kadifemsi bir şarap diyebilirim.

5. Sıradaki şarap Avustralyadan gelmiş. Two Hands Shiraz Barossa… Two Handsın ortakları Richard Mintz ve Michael Twelftree, kendi ürettikleri değil de, satın aldıkları üzümlerle şişeledikleri bölgesel Shiraz serisiyle kendilerini aşmışlar!

6. sIrada Château Léoville Las Cases St.-Julien 2004 yer alıyor. 90 dolarlık bu şarap Bordo şaraplarının bu yılki en iyisi… Bordeauxnun nemli, serin 2004 rekoltesi aslında çok istisnai olan 2003 ve 2005lerin arasında kayboldu ama bu şarabın lezzetini yaratan birincil konu bağların Girodne Nehrinin kıyısında olması. Gezerek gördük, nehre uygun eğimli bağlar çok işe yarıyor. Şarap, paslanmaz çelik depoların, meşe fıçılar ve çimento depolarında fermente edilip, meşe fıçıların içinde takriben 18 ay bekletilmiş.

7. Sırada 11 bin kasa üretilmiş bir İtalyan var: Tenuta dellOrnellaia Bolgheri 2004… İlk 10a giren şarapların en pahalısı. 150 dolarlık bir şarap bu. 91 dönümlük bir alanda yetiştirilen Cabernet Sauvignon, Merlot, Cabernet Franc ve Petit Verdotun harmanlanmasından elde edilen Ornellaia, Toscana sahilinin hızla gelişmekte olan Bolgheri bölgesinde üretilen şaraplar arasında en çok satan. İtalyanlar; Fransız üzümlerini de nefis şaraplara çeviriyorlar.

8. Sırada Mollydooker var. Avustralyanın genç şarabı ‘Aşk Karnavalı. Shiraz 2006… Şarabın lezzeti yerinde. Üreticileri, en iyi renk ve taze meyve özelliklerinin Shirazın nispeten düşük ısılarda fermente edilmesiyle elde edildiğini keşfetmişler…

9. Sırada Robert Mondavinin Californiadaki Napa Vadisinde üretip 125 dolara sattığı Cabernet Sauvignon var. Yüzde 86 oranında Cabernet Sauvignon ile Cabernet Franc ve Petit Verdot ihtiva eden şarap, klasik bir Napa Vadisi rekoltesi.

10. Sırada ise en eski şarap olan Krugs 1996 var. Tam 10 yıl bekletildi ve 2006 Kasım sonlarında boşaltıldı.

İŞİN SIRRI

Şimdi gelelim baştaki soruya, binlerce şarap markası arasından bu yüz çeşit nasıl seçiliyor? Şarabın öncelikle ‘kör tadımcıların masasına gelmesi gerekiyor. Burada bütün iş bizim üreticilere düşüyor, tadımcının masasının yolunu bulabilmek gerek. Şarabımız neden güzel, galiba bunu tarif edemiyoruz. İyi resim neyse, iyi müzik neyse, iyi şarap da o. Şarap, yalnızca tat alma duygularımıza seslenmiyor, kokusuyla burnumuza ve rengiyle gözlerimize hitap ediyor.

Profesyonel şarap tadımcılarının tamamının aynı şarap üzerinde anlaştıkları pek de görülmüş bir şey değil. ‘Sömeliye denilen ve bulundukları bölgelerde bazen vergi rekortmeni bile olan insanlar tat ve değerlendirme işini üzümün toprağından başlatıyorlar. Hatta bazı büyük restoranların ‘anlaşmalı sömeliyeleri yani tadım ve sunumcuları, müşteri profilini değerlendirerek o müşteriler için şaraphanelerdeki ham şarapları tadarak ham halde satın alınması için rapor hazırlıyor. Bütün bunlardan sonra benim görüşümü sorarsanız, iyi şarap konusunda muhafazakar olmamak gerek. İyi şarap ‘bence her gün değiştirilen şaraptır. Her gün başka iyi bir şarabın peşine düşmek ne güzel!

Nedim Atilla / Akşam Gazetesi, 05.01.2008
Kaynak: sarapgunlugu.com