Müslümanların ve dostlarının sevinmesi fazla sürmeden, muhasaradan sekiz ay sonra Ebû Tâlib, ondan üç gün sonra da Hazreti Hatice vefat etti. Müminler üstüste gelen bu acıyla sarsıldı, Peygamberimiz Aleyhisselâm çok üzüldü.

Ebû Tâlib, küçüklüğünden beri Peygamberimiz Aleyhisselâmı öz evladından daha çok severek büyütmüş, baba olmuş, kendisi iman etmemekle beraber imansızlara karşı korumuş, her zaman O'na kanat germişti. Onun ölümüyle Peygamberimiz Aleyhisselâmın çok üzülmesi, iki sebebe bağlıydı. Biri, o kadar destek ve yardımına rağmen iman etmeyip küfür üzere gitmesi, diğeri gözle görülür bir himayeden mahrum kalmasıydı.

80 yaşında ölen Ebû Talib'den üç gün sonra da, müminlerin validesi, Peygamberimiz Aleyhisselâmın en büyük ve yakın desteği Hazreti Hatice, 65 yaşında vefat etti. Peygamberimizin ve sahabilerinrin acısı bir kat daha arttı. Onların üstüste uğradığı bu acı sebebiyle, miladın 620'nci, İslâm'ın ise 11. senesine rastlayan bu yıla "Hüzün Yılı" adı verildi.